Spor Ve Kilo Verme İlişkisi


Günümüzde spora ve spor yapmaya olan bakış açısı geçmişe göre biraz farklılaşmış durumda. İnsan özünde başarıya ve mükemmelliğe programlanmış bir varlıktır, hep daha başarılı, hep daha çekici, hep daha yetenekli olmak için çocukluğumuzdan bu yana büyük çabalar sarf etmişizdir.



Spor bu bağlamda, bizler için uzun ve sağlıklı yaşamın destekçisi olma rolünden çıkıp, mükemmeliyet planlarımızın bir aracı olma rolünü üstlenmiştir. Küçük bir azınlık için bu tam olarak böyle olmasa da, günümüzde genel kitle sporu, ya “KİLO VERMEK” ya da “KİLO ALMAK” için kullanmakta.



Peki bu durum yanlış mı? Tabi ki de değil.

Spor yapmak, vücudumuzdaki kas kütlesini doğrudan etkilemektedir. Aerobik ve Anaerobik dediğimiz farklı enerji sistemlerini kullanan farklı antrenman şekilleri uygulamak, uzun vadede daha kondisyonlu ve fitness seviyesi yüksek bireyler olarak bizleri hazırlayacaktır.

Spor yapmanın bize kas kazandıracağını basitleştirilmiş şekilde anlamış olduk.



Peki spor yapmak, mevcut “Vücut” yağ oranımız üzerinde doğrudan etkilimidir?

Hocam ben üç aydır spora geliyorum ama bu göbek hala aynı hiç eritemedim, rakıyı bile haftada ikiye çektim ama hala aynı.

Bu tarz bir soruyla antrenörler olarak oldukça fazla karşılaşmaktayız. Şimdi vereceğim cevap bu soruyu bizlere yönelten kemik kitleye umarım yardımcı olur.




Hedef, kas kazanımı olduğunda direnç antrenmanları veya farklı tarzlarda uygulanan antrenmanlar bize sonuç verse de, Hedeflenen durum kilo verme (yağ kaybı) ise burada bizim birinci olarak kontrol etmemiz gereken değişken beslenme düzenimizdir. Hayatımız idame ettirebilmemiz için gerekli bir enerjiye ihtiyacımız vardır.




Bizler bu enerjiyi besinler vasıtasıyla vücudumuza alır, bu besinleri gerekli sindirme evrelerinden sonra enerjiye çevirir ve yakıt olarak kullanırız. Bir araba benzin deposuna alabileceğinden fazla yakıt alamaz. Ama insanda bu durum böyle değildir, vücuda alınan enerji; kas ve karaciğer glikojen depolarımızda depolanır. Fazla alınan enerji ise maalesef yağ depolarımızda depolanmaktadır. Bunu fazla enerjin depo edilmesinin sebebi gerektiğinde (vücutta yeterli enerji olmadığında) depolardaki yağı, enerji olarak kullanmaktır.



Her insanın kendine özgü harcadığı bir enerji miktarı vardır. Kilo verme kararı alan bir birey öncelikle herhangi bir internet sitesinden istenilen ölçüleri (boy, kilo, yaş vb.) girerek, gün içerisinde kaç kalori harcadığını ve kaç kalori alması gerektiğini öğrenmesi lazımdır. Bu adımdan sonra bireyin daha önceki spor geçmişi, gün içerisinde uğraştığı işler veya mevcutta bulunan herhangi bir sağlık problemi göz önünde bulundurularak kilo vermesine yönelik, bir beslenme düzeni oluşturması gerekmektedir. Birey bunu küçük bir araştırmayla kendisi de yapabilir, profesyonel bir yardım alarak bir beslenme danışanı ile de çalışabilir. Bu kişisel tercihtir.



Beslenme düzenimizi yeniledik, eskisi gibi gereğinden fazla enerjiyi vücudumuza sokmuyoruz. İşte şu andan itibaren genel algımız olan “spora başlayıp kilo vereceğim” düşüncesi iş yapabilir duruma gelecektir. Bizler harcadığımızdan fazla enerjiyi vücudumuza aldığımız da, bırakın 1-2 saat spor yapmak, sabahtan akşama kadar sokakta koşsak yine de fazla kilolarımızdan kurtulmamız imkansız bir hal alacaktır.




Kısaca özetlemek gerekirse; fiziksel aktiviteler kilo verme süreçlerinde bizlere sadece yardımcı olur, süreci hızlandırırlar. Asıl dikkat etmemiz gereken nasıl beslendiğimiz, yeterinden fazla yemek yemediğimizdir. Bunu göz önünde bulundurarak işe koyulmak en mantıklı yoldur, diğer yandan sadece yerinizde saymaya devam edeceksinizdir.